7.4

Nosferatu the Vampyre

Nosferatu: Phantom der Nacht

  • Fragman
  • Full HD İzle
  • Yedek Sunucu
Kaynaklar
Nosferatu the Vampyre posteri
7.4

Nosferatu the Vampyre

Nosferatu: Phantom der Nacht

  • Yapım Yılı 1979
  • Film Süresi 96 dk
  • Ülke West Germany, France
  • Film Dili Türkçe Dublaj ve Altyazı
KategoriDramKorku
Kont Drakula, Transilvanya'dan Wismar'a taşınır ve Kara Veba'yı tüm diyara yayar. Yalnızca kalbi temiz bir kadın onun dehşet saltanatına son verebilir.

Hakkında Nosferatu the Vampyre

Werner Herzog'un 1979 tarihli 'Nosferatu the Vampyre' (Nosferatu: Phantom der Nacht) filmi, F.W. Murnau'nun 1922 tarihli sessiz klasiğinin yeniden çevrimi olarak sinema tarihinde özel bir yer edinmiştir. Film, emlakçı Jonathan Harker'ın Transilvanya'ya yaptığı yolculukla başlar. Burada, tuhaf ve ürkütücü Kont Drakula (Klaus Kinski) ile tanışır. Kont, Harker'ın memleketi Wismar'a taşınma planları yapmaktadır. Ancak bu taşınma, beraberinde ölüm ve karanlığı da getirecektir.

Klaus Kinski'nin Kont Drakula portresi, geleneksel, çekici vampir imgelerinden tamamen uzak, yalnız, acı çeken ve son derece ürpertici bir karakter sunar. Herzog, Kinski'nin fiziksel görünümünü ve bakışlarını kullanarak, ölümsüzlüğün yükünü taşıyan bir varlığın trajedisini perdeye yansıtır. Isabelle Adjani ise Lucy Harker rolünde, saflığı ve korkusuzluğu temsil ederek, vampirik tehdide karşı tek umut olarak karşımıza çıkar. Bruno Ganz'in Jonathan Harker'ı ise giderek artan bir çaresizliği mükemmel şekilde canlandırır.

Herzog'un yönetmenliği, filmi bir korku klasiğinin ötesine taşır. Gotik atmosfer, yavaş tempolu anlatım ve hipnotik görüntüler (Jörg Schmidt-Reitwein'in muhteşem görüntü yönetimiyle) izleyiciyi adeta büyüler. Popol Vuh'un bestelediği etkileyici müzikler, filmin melankolik ve ürkütücü havasını pekiştirir. Film, sadece bir vampir hikayesi değil, aynı zamanda ölüm, yalnızlık, salgın ve fedakarlık gibi temaları derinlemesine işleyen bir sanat eseridir.

Nosferatu the Vampyre izlemek, sıradan bir korku deneyiminden çok daha fazlasını vaat eder. Bu film, sinemanın görsel şiirini sevenler, klasik yeniden çevrimlere ilgi duyanlar ve olağanüstü oyunculuk performansları arayanlar için mutlaka görülmesi gereken bir başyapıttır. Herzog'un özgün vizyonu ve Kinski'nin ikonik performansı, bu filmi zamansız bir klasik haline getirmiştir.